DOLAR 7,5575
EURO 8,9826
ALTIN 473,903
BIST 1111,96
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Gaziantep 33°C
Az Bulutlu

Başkan Erdoğan: Türkiye’de yeni bir dönem olacak, cuma günü müjdeyi vereceğim

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Sincan’da bulunan Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası Açılış Töreni’nde önemli açıklamalarda bulundu. “Cuma günü müjdeyi vereceğim” diyen Başkan Erdoğan, “Türkiye’de yeni bir dönem açılacak” ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan: Türkiye’de yeni bir dönem olacak, cuma günü müjdeyi vereceğim
19.08.2020
0
A+
A-

Başkan Erdoğan Başkent Organize Sanayi Bölgesi’nde “Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası” açılış töreninde açıklamalarda bulundu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kalyon Holding’in gerek teknoloji altyapısı gerekse vizyonu itibarıyla her açıdan gurur duyulacak bir tesisi ülkemize kazandırdığını görüyoruz. 400 milyon dolarlık bir yatırımla 100 bin metrekare kapalı alanda kurulan ve 1400 insanımıza istihdam imkanı sunan tesisimizin, ülkemizi güneş paneli sektöründe liderliğe taşıyacağına inanıyorum.” dedi.

Erdoğan, Başkent Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, Kalyon Holding tarafından inşa edilen güneş paneli fabrikasının açılışında olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu belirtti. Türkiye’nin ilk ve tam entegre güneş paneli üretim tesisinin ülkeye, millete ve enerji sektörüne hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, bu üretim tesisini Türkiye’ye kazandıran Kalyon holding ve yöneticileri ile projeye destek veren bakanlıkları tebrik etti.

Başkent Organize Sanayi Bölgesinin kendisi için farklı bir yeri olduğunu dile getiren Erdoğan, organize Sanayi Bölgesi’nin temelini kendisinin attığını hatırlattı. “Bunlar tabii durarak olmadı, yan gelip yatarak olmadı, çalışarak oldu” diyen Erdoğan, bugün önemli bir yatırımın adımını attıklarını anlattı.

Firma yetkilileri ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından tesisle ilgili önemli bilgiler aldıklarını aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

Erdoğan, firmaların dünyaya açılımında üretim ile beraber tasarımın, yenilikçiliğin de öne çıktığı bir dönemde yaşandığına işaret ederek “Artık sadece üretmek, sadece ürettiğini iç piyasa ve yurt dışına satmak yetmiyor. Şirketlerimizin üretim ile beraber inovasyona, araştırma geliştirme faaliyetlerine de ağırlık vermesi gerekiyor. Tesisimizin 100 mühendis ve araştırmacının çalışacağı modern bir araştırma geliştirme merkezi ile desteklenmiş olması bu bakımdan takdire şayandır.” ifadelerini kullandı.

Konya Karapınar’daki 1000 megavatlık güneş enerjisi santralinin de devreye girmesiyle Türkiye’nin bu alanda muhteşem bir tesise kavuşacağını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Milletin mücadelesine destek olmak yerine takoz olan sığ bir muhalefet anlayışının ülkemize verebileceği hiçbir şey yoktur.” dedi.

Erdoğan, Başkent Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, dünyanın birçok ülkesinde koronavirüs nedeniyle yatırımlar durmuşken Türkiye’nin özel sektörü ve kamu kurumlarıyla özgün bir yol izlediğini belirtti. Salgın sürecinde salgınla mücadelenin sekteye uğramadığını, başka ülkeler gibi yatırımları durdurma kararı almadıklarını belirten Erdoğan, “İnsanımızın sağlığından taviz vermeden, hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeden, ekonomimizi yeniden büyüme trendine sokmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Dünya genelinde 800 bin insanın canına mal olan bir sağlık krizinin üstesinden gelmenin kolay olmadığına işaret eden Erdoğan, salgının sadece sosyal hayatı değil, üretimden ticarete, turizmden eğitime kadar günlük yaşantının her alanını etkilediğini ifade etti.

Türkiye’nin zamanında aldığı tedbirler ve attığı kararlı adımlarla bu salgını en başarılı şekilde yöneten nadir ülkelerden birisi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

Her imtihanın aynı zamanda sunulmuş bir imkan olduğuna işaret eden Erdoğan, koronavirüs salgınıyla değişen küresel dinamiklerin Türkiye’nin önünde yeni kapıların aralanmasına, yeni fırsatların belirmesine vesile olduğunu söyledi.

Bu süreçte kendilerine düşenin millete karamsarlık aşılayan muhalefete aldırmadan üretime, yatırıma devam etmek olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ifadelerini şöyle sürdürdü:

Tüm müteşebbislerin, Türkiye’nin potansiyeline inanmalarını, Türkiye’nin aydınlık geleceğine güvenmelerini isteyen Erdoğan, “Nasıl bugün her alanda dünden daha iyi bir yerdeysek inşallah yarın çok daha iyi bir konumda olacağız. 18 yılda nasıl Türkiye’nin çehresini değiştirdiysek yeni başarı hikayelerini de yine birlikte yazacağız. Bunu da son 18 yıldır olduğu gibi yine CHP’nin sorumsuz, vizyonsuz siyasetine rağmen başaracağız.” diye konuştu.

Diplomasi, ekonomi, üretim ve sürdürebilir kalkınmada başarının temel şartının enerjide bağımlılığı en aza indirmek olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

Tek bir kaynağa bağımlı kalmadan farklı enerji kaynaklarını sisteme dahil ederek Türkiye’nin enerji üretim altyapısını zenginleştirdiklerini belirten Erdoğan, Türkiye’nin kurulu gücünün yarısının temiz enerji kaynaklarından oluştuğunu aktardı.

Güneş enerjisi kurulu gücünde Türkiye’nin dünyada onüçüncü, Avrupa’da yedinci sırada olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bugün güneşten elektrik üretimimiz toplam elektrik üretimimizin yaklaşık yüzde 4’ünü oluşturuyor. Bu yıl ilk defa güneş ve rüzgar santrallerimizin toplam elektrik üretimimizdeki payı yüzde 10’un üzerinde gerçekleşti. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızı ve madenlerimizi yerli üretim, yerli Ar-Ge ve yerli insan kaynağı şartıyla yatırıma açıyoruz.” diye konuştu.

Enerji arz kaynaklarını çeşitlendirirken eş zamanlı olarak hidrokarbon arama faaliyetlerine de hız kazandırdıklarını aktaran Erdoğan, “Akdeniz’deki hak ve hukukumuzu korumaya yönelik attığımız adımlar, enerji dışa bağımlılığımızı ortadan kaldırmak için hayati öneme sahiptir. Burada bir hakikati tekrar altını çizerek ifade etmekte fayda görüyorum. Özellikle ‘Doğu Akdeniz’de ne işimiz var?’ diye soran muhalefetin bu hususları iyi dinlemesini, iyi öğrenmesini istiyorum. Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’den Libya’ya kadar farklı cephelerde yürüttüğü mücadele, sadece bir hak mücadelesi değil, bir istikbal mücadelesidir. Vatanımızı savunmak bizim için ne kadar önemliyse bugün mavi vatanı savunmak da aynı derecede önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Doğu Akdeniz’deki gerginliğe ilişkin konuşan Erdoğan, “Bir asır önce nasıl millet olarak Sevr’i yırtıp atmışsak bugün de Doğu Akdeniz’de ülkemize dayatılmaya çalışılan Sevr’e boyun eğmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Yüzde 100 haklı olduğumuz bu meselede şayet korsanlığa prim verirsek gelecek nesillerin yüzüne bakamayız. Evlatlarımıza kendi haklarını dahi savunmaktan aciz, öz güven ve cesaret yoksunu bir ülke teslim edemeyiz.” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, siyasette, ekonomide, savunmada, enerjide ve daha birçok alanda geçmişte yapılan hataların bedelini ödemek zorunda kaldıklarını söyledi.

Erdoğan, CHP’nin tek partili dönemdeki dış politikasına ilişkin şunları kaydetti:

“Bıraktığı kötü mirasın ceremesini 83 milyon olarak halen biz çekiyoruz. Misakımilli sınırlarımıza sahip çıkılmaması ile adalar meselesinde ürkek davranılmasının ülkemize çok büyük maliyetleri olmuştur. Sadece uğrunda şehitler verdiğimiz toprakları kaybetmedik aynı zamanda güneyimizdeki zengin enerji kaynaklarının da dışında bırakıldık. Aynı şekilde Ege ve Akdeniz’de yüzleştiğimiz kronik sorunların temelinde bu dönemde yapılan yanlış hamleler bulunuyor.

Zamanın şartlarına sığınarak hataları örtmeye çalışmak kolaycılıktır. CHP’nin, anakaramızdan bir taş atımı mesafedeki adaların nasıl elimizden alındığını milletimize izah etmesi gerekiyor. CHP, bu kötü mirası ile hesaplaşmak yerine pişkince bizi eleştirmekte bizi suçlamakta, Rum ve Yunan tezlerinin savunuculuğunu yapmaktadır.”

CHP’nin Türkiye’nin meselelerinde olduğu gibi Doğu Akdeniz’le ilgili de “kontrolü kaybettiğini” aktaran Erdoğan, “siyasi hırslarını ülkenin çıkarları önüne koyan bir partiden milli ve yerli tavır beklemenin gerçekleşmesi zor bir hayal olduğunu” vurguladı.

Erdoğan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de attığı adımların günlük siyasete kurban edilemeyecek kadar stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, “CHP’den yurt dışındaki dostlarına taşeronluk yapmak yerine en azından Doğu Akdeniz meselesinde Türkiye eksenli hareket etmesini istiyoruz. CHP yönetiminden Rum ve Yunan tezlerine sözcülük yapmasını değil milli bir meselede milletin hissiyatına uygun davranmasını bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Doğu Akdeniz’deki gelişmelere ilişkin şunları kaydetti:

“Türkiye, Doğu Akdeniz’de hakkını sonuna kadar aramakta kararlıdır. Hiçbir sömürgeci güç hiçbir tehdit, ülkemizi bu bölgede var olduğu tahmin edilen zengin petrol ve doğal gaz kaynaklarından mahrum bırakamaz. Biz hiç kimsenin hakkına ve hukukuna el uzatmıyoruz. Biz medeniyetler beşiği Akdeniz’de gerilim ve kavga da istemiyoruz. Biz sadece milletimizin hakkını Kıbrıs Türklerinin hukukunu savunuyoruz.

Şimdiye kadar karşılaştığımız onca çifte standarda rağmen uluslararası hukuktan, meşruiyetten taviz vermedik. Gerilim yerine müzakerenin, kavga yerine meselelerimizi konuşarak, anlaşarak çözmenin peşinde olduk. Bugün de aynı samimiyetle aynı hüsnüniyetle hareket ediyoruz. Muhataplarımızdan da gerilimi tırmandıracak değil düşürecek, diyalog yolunu açacak adımlar bekliyoruz. İnşallah kısa sürede bu meseleyi ülkemizin hak ve hukukunu temin edecek şekilde çözüme kavuşturacağımıza inanıyorum.”

“CUMA GÜNÜ BÜYÜK BİR MÜJDE VERECEĞİM”

Türkiye için yeni bir dönemin başlayacağını kaydeden Başkan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: 

“Yarın malum Perşembe. Ardından Cuma. İnşallah Cuma günü tüm milletimize bir müjdeyi vermekle karşı karşıya olacağımızı tahmin ediyor ve buna inanıyorum. Şu anda bu müjdenin hayalleri rüyası içindeyiz.”

“Cuma günü inşallah bu müjdeyi milletimize vermek suretiyle Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına şimdiden inanıyorum.”

Kaynak Akşam

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.