DOLAR 8,4047
EURO 10,1808
ALTIN 506,743
BIST 1460,86
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Gaziantep 30°C
Az Bulutlu

‘Korkmayın; çip takılmaz, gözleriniz çekik olmaz’

Koronavirüs hayatımıza girdiği andan itibaren komplo teorileri de havalarda uçuşmaya başladı. ‘Aşıyla herkese çip takılacak mı, Çin aşısı olursak gözlerimiz çekikleşir mi? Çin kendi ülkesinde kimseyi aşılamıyor, biz neden Çin aşısı alıyoruz’ gibi akıl zorlayan soruları ve diğer merak edilenleri Prof. Dr. Zafer Kurugöl yanıtladı…

03.01.2021
5
A+
A-

– Aşı öncesi test yapılacak mı?

Hayır, ne PCR ne de antikor testi yapılmayacak. Milyonlarca kişinin en kısa sürede aşılanması gerekiyor. Bu kadar çok kişiye test yapmak hem zaman hem de maliyet bakımından olanaksız.

– Peki COVID geçiriyorum ama bundan haberdar değilim ya da hastalığı geçirdim ve antikorum var. Aşı olursam sağlık sorunu yaşar mıyım?

Hayır, kanınızda antikor olması bağışık olmanız anlamına gelir. Kanınızda antikor varsa ve size aşı yapılırsa, sağlığınız açısından hiçbir sorun yaratmaz.

– Aşıyla ilgili komplo teorileri dünyanın her yerinde konuşuluyor. Bu konuda ne diyeceksiniz?

Komplo teorilerine inanmayın. Böyle iddiaları, çip takılması, aşı yapılanın gözlerinin çekikleşmesi gibi düşünceleri trajikomik buluyorum. Tartışılmaya değer bulmuyorum. Bunu çıkaranlar, belki eğlenmek, belki dikkat çekmek için yapıyorlar ama toplumun sağlına zarar veriyorlar. İnsanların kafasını karıştırmaya yönelik bu haberleri görmezden gelmenizi rica ediyorum.

ÇİN’DE AŞILAMA YAPILDI

– Çin kendi ülkesine bu aşıyı uyguladı mı?

Tabii ki uyguladı. Faz-2 çalışması zaten Çin’de yapıldı. Çin’de hastalık neden bir anda kontrol altına alındı? Sebeplerinden biri de aşı uygulamasıdır. Çin’de şu an itibari ile üç koranavirüs aşısı onay aldı, üçü de inaktif aşı. Bunlardan biri Sinopharm aşısı Çin’de onay almıştır, Birleşik Arap Emirlikleri’nde de onay olarak, aşılamaya başlanmıştır. Sinovac aşısı da kısıtlı kullanım onayı almıştır. Çin’de askeri birliklere ve bazı bölgelerde yaşayanlara Sinovac ile aşılama yapılmıştır.

– Faz-3 çalışmalarına 59-18 yaş arası sağlıklı erişkinler alındı. Bu aşıların ilk etapta 65 yaş üzeri kronik hastalığı olan bireylere yapılacak olması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Çin aşısının (Sinovac) henüz 60 yaş üzeri kişilerde ve kronik hastalığı olanlarda faz-3 çalışması sonuçları açıklanmadı. Ama, Türkiye’ye ocak ayında geleceği söylenen Alman (Pfizer- BionTech) aşısının 60 yaş üzeri kişiler ve kronik hastalığı olanlarda faz-3 çalışması sonuçları var ve bu gruplarda etkili olduğu açıklandı. Bu nedenle, 60 yaş üzerindekilere ve kronik hastalığı olanlara, şu andaki bilgilere göre, bu gruplarda faz-3 sonucu olmayan Sinovac aşısının değil, çalışması olan Pfizer-Biontech aşısının yapılmasının daha doğru olacağı kanısındayım.

YERLİ AŞI GÜVENİLİR

Prof. Dr. Zafer Kurugöl merak edilenleri yanıtladı... Korkmayın; çip takılmaz, gözleriniz çekik olmaz

– Türkiye aşı üretimi için yeterli deneyime sahip mi? Türkiye’nin ürettiği COVID-19 aşısına güvenilir mi?

Biz Türkler geleneğinde aşı olan bir milletiz. Aşılar batı ülkelerinde üretilmeden çok yıllar önce Edirne’de, aşıcı kadınlar geleneksel yöntemle çiçek aşılaması yapmışlardır. Osmanlı döneminde, 2. Abdülhamit zamanında bilimsel aşı üretimi başlamıştır. İstiklal Savaşı’nda bile, günün zor koşullarında aşı üretimi devam etmiş, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde hanlarda, hamamlarda, okullarda, camilerde kurulan aşıhanelerde çiçek aşısı gibi birçok aşı üretilmiştir. Cumhuriyet döneminde, Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle, 1928 yılında kurulan Hıfzıssıhha Enstitüsü günün tüm aşılarını üretmeye devam etmiştir. Ancak, 1990’lı yıllarda Türkiye’de aşı ve yerli serum üretimi durduruldu. Şu an rutin aşı şemamızda uyguladığımız tüm aşıları maalesef ithal ediyoruz. Ama geleneğinde aşı olan bu ülke istenir ve gerekli yatırımlar yapılırsa güvenilir ve etkin aşıları üretebilir. Bunu yapacak bilim insanlarımız var. Şu anda, birçok yerli aşı çalışması var ama sadece bir aşı faz-1, yani insan çalışması düzeyinde. Onay almak için bilindiği gibi faz-3 çalışmalarının tamamlanması lazım. Yani nisan ayına kadar, birkaç ayda Türkiye’de yerli aşı faz çalışmalarının tamamlanacağı ve üretime geçileceği düşüncesini biraz iyimser görüyorum. 

Kaynak Hürriyet

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.